<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tiyatroma Dokunma!</title>
	<atom:link href="http://tiyatromadokunma.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tiyatromadokunma.net</link>
	<description>İmza Kampanyası</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Apr 2010 09:09:26 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yazarların Sözcükleri Artık Yasaklanmasın-OYÇED Yönetim Kurulu</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/yazarlarin-sozcukleri-artik-yasaklanmasin-oyced-yonetim-kurulu/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/yazarlarin-sozcukleri-artik-yasaklanmasin-oyced-yonetim-kurulu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 09:09:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[982 yılında TOBAV (Devlet Tiyatroları  Opera ve Balesi Çalışanları Vakfı) tarafından 1. Çocuk Oyunları  Yarışmasında; övgüye değer bulunan MİĞFER isimli tiyatro oyununun İlçe  İnceleme Komisyonunun değerlendirme raporu doğrultusunda Dörtyol  Kaymakamlığı tarafından yasaklanmıştır.
1982 yılında Turğut Özakman, Prof. Dr.  Atalay Yörükoğlu, Rutkay Aziz, Yücel Erten ve Tamer Levent’ten oluşan  jüri tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">982 yılında TOBAV (Devlet Tiyatroları  Opera ve Balesi Çalışanları Vakfı) tarafından 1. Çocuk Oyunları  Yarışmasında; övgüye değer bulunan MİĞFER isimli tiyatro oyununun İlçe  İnceleme Komisyonunun değerlendirme raporu doğrultusunda Dörtyol  Kaymakamlığı tarafından yasaklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">1982 yılında Turğut Özakman, Prof. Dr.  Atalay Yörükoğlu, Rutkay Aziz, Yücel Erten ve Tamer Levent’ten oluşan  jüri tarafından seçilen oyun, Dörtyol Kaymakamlığı tarafından kurulan  İnceme komisyonu tarafından eserde “sıkça argo sözcük kullanılmış  olması, karakterlerin olumsuz davranışlar sergilemesi, orduyu rencide  edici ifadelerde bulunması, mesajın yanlış yollarla verilmesi,  espirilerin seviyesizliği nedenlerle çocuklara oynanması sakıncalı  bulunmuş”; söz konusu komisyon raporuna dayanarak da oyunun sahnelenmesi  yasaklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">1982 yılında uzman bir jüri tarafından  seçilen 28 yıldır tüm Türkiye’de sergilenen bu oyunun; Dörtyol  Kaymakamlığınca kurulan inceleme komisyonu tarafından yasaklanmasını  doğru bulmuyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yasaklama ile ülkemizde sanat  alanında uzmanlık ve yetkinlik özellikleri dikkate alınmadan, liyakat  tartışmasına neden oluşturacak bir uygulama ile karşı karşıya  bırakılmaktayız.</p>
<p style="text-align: justify;">Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği  (OYÇED) olarak, mesleğimizin geleceğinde de önemli sorunlar  yaratabilecek bu uygulamada yapılan yanlışım düzeltilmesini; Dörtyol  Kaymakam’lığında kurulan inceleme komisyonun karalarını yeniden gözden  geçirmesini talep ediyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizde, böylesi sorunların  tekrarlanmaması için, köklü uzmanlık kuruluşlarının konseyleri şeklinde,  bir özerk sanat konseyi ile sistemleştirilmesinin önemli bir gereksinim  haline geldiğini kamuoyumuza duyurmayı önemli bir sorumluluk olarak  görmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>OYUN YAZARLARI VE ÇEVİRMENLERİ  DERNEĞİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YÖNETİM KURULU</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/yazarlarin-sozcukleri-artik-yasaklanmasin-oyced-yonetim-kurulu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BAKAKALIRIM GİDEN EMEK SİNEMASI&#8217;NIN ARDINDAN-NEDİM SABAN</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/bakakalirim-giden-emek-sinemasinin-ardindan-nedim-saban/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/bakakalirim-giden-emek-sinemasinin-ardindan-nedim-saban/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 21:33:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazı-Yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Emek Sineması yıkılacakmış. Pardon, yıkılmayacakmış. Beyoğlu  Belediye  Başkanı yıkılmayacağını söylemiş. O söylediyse, doğrudur.
Emek Sineması, aylardır kapalı duruyor.  Ama açılacakmış.
AKM’ye de öyle diyorlar. Mahkemesi filan  vardı zavallının. AKM, hantal bina ya, o kocaman vücuduyla daracık  adliye koridorlarına nasıl sığdı bilmiyorum, ama Taksim’in göbeğindeki  binayı bile İstanbullular’ın gözünde sığıntı hale getirmeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Emek Sineması yıkılacakmış. Pardon, yıkılmayacakmış. Beyoğlu  Belediye  Başkanı yıkılmayacağını söylemiş. O söylediyse, doğrudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Emek Sineması, aylardır kapalı duruyor.  Ama açılacakmış.</p>
<p style="text-align: justify;">AKM’ye de öyle diyorlar. Mahkemesi filan  vardı zavallının. AKM, hantal bina ya, o kocaman vücuduyla daracık  adliye koridorlarına nasıl sığdı bilmiyorum, ama Taksim’in göbeğindeki  binayı bile İstanbullular’ın gözünde sığıntı hale getirmeyi çabaladılar.  AKM’nin A’sına, K’sına ve M’sine dokunmadan tadil edin dedi hâkimler!  Muhsin Ertuğrul’un şaşaalı açılış töreninde, sanatçı eşrafını da  yanlarına alarak önce yargıya küfürü salladılar, &#8220;yargı senle benim  arama giriyor, benim derdim AKM’nin A’sında&#8221; dediler.</p>
<p style="text-align: justify;">Kim yeşil diyorsa, fazlasıyla yanılıyor.  Bunların gözü çok kara. Muhsin Ertuğrul faciasında önce yeşil alanlar  yok oldu. Mesele, tiyatro filan değil, alttan üstten, yandan yol  geçirmek.</p>
<p style="text-align: justify;">O kadar rahatım ki şimdi. Zıırt diye  gidiyorum Maçka’daki evime. Kongre olduğu zaman tabii ki tiyatroyu da  kapatacaklar, (yaptılar zaten ) kongre olduğu zaman memleketi tatil  ettirecekler, amaan bana ne ben de evcağızımda diziciğimi seyrederim.</p>
<p style="text-align: justify;">KM’nin A’sını da yıkıp, kocaman bir  otopark yapsalar, olmayan arabamı park edeceğim. Zaten neyin  tartışmasını yapıyoruz anlamış değilim? AKM’nin dişlerini ve fişlerini  çoktan çektiler. İçi bomboş, koltukları sökülmüş, tüm ses ve ışık  sistemleri gitmiş. Yani, yapıcı bir biçimde yıkacaklar, ya da dişleri  çürümüştü çekiverdik diyecekler.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim demode solcular halen Taksim’e  cami, Harbiye’ye heykel tartışması yapadursunlar, memleketimin güzel  topraklarının dolar ve euroya hazin dönüşümü karşısında kanım emiliyor,  tırnaklarım çekiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Emek Sineması da AKM gibi önce  çürütülüp, sonra yürütülecek. Beyoğlu Belediyesi, ahlaka mugayir bulduğu  ‘Yala Ama Yutma’ oyunundaki incecik yutma politikasıyla, belki burayı  da yangın merdiveni yokluğuyla yutacak!</p>
<p style="text-align: justify;">Beyoğlu Belediyesi, “Emek Sineması,  açılacak&#8221; diyorsa, hele bunu onlar  diyorsa, hiç inanmam!</p>
<p style="text-align: justify;">Gidin Beyoğlu Belediyesi’nin Karaca  Tiyatrosu’na! Bu tiyatronun hangi tarikatlara, hangi cemaatlere peşkeş  çekildiğine tanık olun.</p>
<p style="text-align: justify;">Dini inançlara saygım sonsuz, dinsizlere  sevgim büyük. Ama Türkiye’de başka mekân yokmuş gibi, Karaca  Tiyatrosu’nun dine alet edilerek, profesyonel tiyatrolara kan  kusturulması, üstelik bütün bunların Muammer Karaca ustanın adının  altında yapılması beni kusturuyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi Emek’i yıkarlar, alışveriş merkezi  yaparlar tabi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kere isimden kaybediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu zamanda Emek diye isim mi olur?</p>
<p style="text-align: justify;">Bonus, prestij, papatya, akasya varken…</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra semtten kaybediyor!</p>
<p style="text-align: justify;">Beyoğlu’nun orta yerinde sinema mı olur!  Hazır Alkazar’da gitmişken,  Beyoğlu Sineması can çekişirken!</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra 875 kişilik sinema mı olur?</p>
<p style="text-align: justify;">Emek, bilgi, üretim, birlikte yaşama,  paylaşma kültürü parçalanmışken, Beyoğlu’nun ortasında 875 kişilik Emek  Sineması’nın var olması hayaldir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emek Sineması’nı alışveriş merkezine  dönüştürmeye hazırlanan Multi Turk Mall’ın Ceo’su Levent Eyüboğlu’nu  tanırım. Sabah helikopterine atlayıp, kuşbakışı arsa beğenir, akşam  Hollandalı partnerlerine arsayı satar, bir yıl sonra kentin stadyumun  yerini değiştirip yeni adıyla yaşam merkezine dönüştürür, üç yıl sonra  ödül alır. Herhalde İstiklal Caddesi’ndeki Emek Sineması’nı keşfetmek  için helikoptere binmesine gerek kalmamıştır. İmdi, Levent Bey,  helikopterine binerek, Emek için protesto gösterileri yapan şahısları  izlemek için ek mesai harcamak zorunda kalacak anlaşılan.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama bu konuda hükümetten yardım  isteyebilir. Muhsin Ertuğrul’dan yana, bizimkilerin fişleme kültürü çok  gelişti. Hazır helikopter de varsa, yukarıdan fişlemek daha hayırlı  olur.<br />
Emek Sineması’nın emektar müdürü Hikmet Dikmen emekliye ayrılmamış  olsaydı, çok daha zor olacaktı burayı yıkmak! Sırada Haydarpaşa var  daha! Burası için de, helikopterine atlayacak alışveriş merkezi  gurularına, dahi çocuklara ihtiyaç var.</p>
<p style="text-align: justify;">İTÜ Taşkışla Sahnesi Oyuncuları, bir  yılı aşkın bir süredir sahnesiz. Ne tuhaf değil mi adlarında sahne var  ama sahneleri yok. Provalarını koridorda yapıp, oyunlarını koridorda  oynuyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Rektörlerimiz yıkma kültürünü  üniversiteden vermekte çok haklı. Hiç olmazsa çocuklar hayata  atıldıklarında, mekânsız kalırlarsa, sudan çıkmış balığa dönmezler.  Buradan, İTÜ Rektörü’nü kutluyor, tüm Türkiye’ye örnek olmasını  diliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">MHP’li Kemer Belediyesi de tiyatrosunun  oyuncularını tasarruf nedeniyle belediye, ‘zabıtası’ yapmış. Oyuncular  bildiri yayınlamış, “biz halimizden memnunuz, polemik yapmayın,  başkanımız baldan tatlı” demişler. Seçim kazanır kazanmaz heykel  kaldırtan başkanın savunması “tiyatroyu yıkmadık ya” olmuş…</p>
<p style="text-align: justify;">Haklı aslında!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda yıksa ne olur, yıkmasa ne  olur?</p>
<p style="text-align: justify;">Mesela AKM yıkılmadı da, ne oldu? Emek  böyle kalsa, yıkılmamış mı oluyor? Karaca’nın varlığıyla Muammer Karaca  diye bir ustayı ölümsüzleştirmiş mi oluyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir sabah ben de uyanmışım mesela… Bu  yazıdan sonra beni ‘balıkçı’ yapmışlar! Tamam da, bırakın karaları,  suları bile satmışlarken, bu saatten sonra Boğaz’da balıkçı olsam ne  olur, olmasam ne olur?</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1262359770&amp;news_code=1270985078&amp;year=2010&amp;month=04&amp;day=11">BİRGÜN  GAZETESİ</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/bakakalirim-giden-emek-sinemasinin-ardindan-nedim-saban/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtçe Tiyatroya Dava Yasaklama Tutuklama</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/kurtce-tiyatroya-dava-yasaklama-tutuklama/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/kurtce-tiyatroya-dava-yasaklama-tutuklama/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 20:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[AMED (10.04.2010)- AKP Hükümeti sanatçılarla &#8216;açılım&#8217;ı tartışa dursun,  Batman&#8217;da ilk Kürtçe müzik ve tiyatro grubunun üyesi 13 sanatçıya 5 yıl  &#8217;sanat yapmama&#8217; cezası verildi.
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, bu kez sanatçılara ceza yağdırdı.  Batman&#8217;da Bahar Kültür Merkezi (BKM) üyesi 13 kişi katıldıkları  etkinlikler gerekçe yapılarak 5 yıl boyunca &#8217;sanat yapmama&#8217; cezasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AMED (10.04.2010)- AKP Hükümeti sanatçılarla &#8216;açılım&#8217;ı tartışa dursun,  Batman&#8217;da ilk Kürtçe müzik ve tiyatro grubunun üyesi 13 sanatçıya 5 yıl  &#8217;sanat yapmama&#8217; cezası verildi.<br />
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, bu kez sanatçılara ceza yağdırdı.  Batman&#8217;da Bahar Kültür Merkezi (BKM) üyesi 13 kişi katıldıkları  etkinlikler gerekçe yapılarak 5 yıl boyunca &#8217;sanat yapmama&#8217; cezasına  çarptırıldı. Başka davadan 10&#8242;ar ay hapis cezası istenen 13 sanatçı  hakkında açılan 70 dava ise sürüyor.<br />
<strong>Sanatçılara sanat yasağı</strong><br />
Batman Kültür Sanat Festivali, Newroz kutlaması ve basın açıklamalarına  müzik aletleriyle katıldıkları için haklarında &#8216;Gösteri ve Yürüyüş  Kanunu&#8217;na muhalefet&#8217; iddiasıyla Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde  dava açılan BKM müzik ve tiyatro grubu üyelerinin duruşması karara  bağlandı.<br />
Biri şartlı tahliye olan ve biri de halen cezaevinde bulunan 13  tiyatrocu ve müzisyen hakkında, &#8216;5 yıl boyunca hiçbir sosyal ve sanatsal  etkinliğe katılmama&#8217; cezası veren mahkeme ayrıca, 2006&#8242;da Batman Kültür  Sanat Festivali&#8217;ne katılarak, &#8216;2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanunu&#8217;na  muhalefet etmek&#8217; gerekçesiyle sanatçıları 10&#8242;ar ay hapis cezasına  çarptırdı.<br />
<strong>4 yılda 70 dava</strong><br />
13 BKM üyesi hakkında verilen 10&#8242;ar ay hapis cezasının yanı sıra, 4 yıl  içinde açılan toplam 70 dava ise devam ediyor. BKM üyeleri, Mehmet  Candemir 1, Ramazan İlten 1, Abdullah Tarhan 10, Sultan Tezel 15, Çiçek  Tekdemir 1, Jale Ekinci 15, Nurhan Tezel 7, Emel Çiftçi 10, Baran Çelebi  1, Serdar Kapalıgöz 2, Ayşegül Ekinci 3, Mahfuz Arslan 3 ve h‰l‰  cezaevinde olan Adil Aslan 1 dava olmak üzere toplam 70 davadan  yargılanıyor. Halen cezaevinde olan Adil Aslan için 20 yıl hapis cezası  isteniyor.<br />
<strong>Yasak oyun olacak</strong><br />
Batman&#8217;ın tek Kürtçe tiyatro grubu olan Arsen Paladov Tiyatrosu&#8217;nun  üyesi Abdullah Tarhan, kendisine verilen 5 yıl &#8217;sanat yasağı&#8217; cezasını  tiyatro etkinlikleri yapmama cezasının trajikomik olduğunu belirterek:  &#8216;Batman&#8217;ın tek Kürtçe tiyatro grubuyuz etkinliklerimizin hemen hepsi  Kürtçe, bize getirilen yasak çok gülünç. Tiyatro yasağı getirilen  bizler, bu yasağı da oyuna çevirip sahnede oynayacağız&#8217; diye konuştu.<br />
5 yıl boyunca toplu alanlarda ve etkinliklerde şarkı söylememe cezası  alan Koma Grave Roje Müzik Grubu&#8217;nun solisti Mahfuz Arslan; &#8216;Bana 5 yıl  boyunca toplu alanlarda şarkı söyleme yasağı getirildi. Arkadaşlarım da  müzik aletlerini 5 yıl kullanamayacak. Bu nasıl bir ceza? Aklım almıyor&#8217;  dedi.<br />
<strong>Suçu: Erbane ile halkı coşturmak!</strong><br />
Konser ve yürüyüşlerde erbane çaldığı için tutuklanarak hakkında 54 yıl  hapis cezası istenen ve 4 ay hapis yatan Çiçek Tekdemir, şartlı tahliye  oldu ancak ona da sanat yasağı getirildi. &#8216;Def çaldığım için 54 yıl  hapsim istendi&#8217; diye tepki gösteren Tekdemir, 11 yıl 8 aylık cezasının 4  ayını hapiste geçirdikten sonra 3 gün önce şartlı tahliye oldu.  Tekdemir &#8216;Mahkemede def çalmanın tutuklama nedeni olamayacağını  söyledim. Ancak hakim bana, def çalarak izinsiz etkinlik yapan  kalabalığı coşturduğumu söyledi. 4 ay hapis yattım. Şimdi de 5 yıl  boyunca def çalmam yasaklandı. Buna anlam veremiyorum&#8217; diye konuştu.</p>
<p>Günlük Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/kurtce-tiyatroya-dava-yasaklama-tutuklama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşkışla Sahnesizzz!</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/taskisla-sahnesizzz-2/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/taskisla-sahnesizzz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 20:14:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[SAHNEMİZ YOKTU;
127 NUMARALI SALON İÇİN PROJE ÇİZDİK,  DİLEKÇE VERDİK, TAKİP ETTİK, KONUŞTUK, TALEP ETTİK.
OLMADI!
DERDİMİZİ ANLATMAK İÇİN;
MASALARIN ÜSTÜNDE OYNADIK, PANKART AÇTIK,  BİLDİRİ YAYINLADIK, TEKRAR KONUŞTUK, TEKRAR TALEP ETTİK.
OLMADI!
ÜSTELİK;
ÇEŞİTLİ GEREKÇELERLE OYALANDIK, İDARENİN  İŞLERİNE KARIŞMAKLA SUÇLANDIK, KULÜBÜMÜZ KAPATILMAKLA TEHDİT EDİLDİ.
HALA BİR SAHNEMİZ YOK!
AMA BİZ VARIZ!
TAŞKIŞLA SAHNESİ OLARAK FAKÜLTEMİZİN  ÇIKARDIĞI TÜM ZORLUKLARA, SUNDUĞUMUZ YAPICI ÇÖZÜMLERE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;">SAHNEMİZ YOKTU;</div>
<div style="text-align: center;">127 NUMARALI SALON İÇİN PROJE ÇİZDİK,  DİLEKÇE VERDİK, TAKİP ETTİK, KONUŞTUK, TALEP ETTİK.</div>
<div style="text-align: center;"><strong>OLMADI!</strong></div>
<div style="text-align: center;">DERDİMİZİ ANLATMAK İÇİN;</div>
<div style="text-align: center;">MASALARIN ÜSTÜNDE OYNADIK, PANKART AÇTIK,  BİLDİRİ YAYINLADIK, TEKRAR KONUŞTUK, TEKRAR TALEP ETTİK.</div>
<div style="text-align: center;"><strong>OLMADI!</strong></div>
<div style="text-align: center;">ÜSTELİK;</div>
<div style="text-align: center;">ÇEŞİTLİ GEREKÇELERLE OYALANDIK, İDARENİN  İŞLERİNE KARIŞMAKLA SUÇLANDIK, KULÜBÜMÜZ KAPATILMAKLA TEHDİT EDİLDİ.</div>
<div style="text-align: center;"><strong>HALA BİR SAHNEMİZ YOK!</strong></div>
<div style="text-align: center;">AMA BİZ VARIZ!</div>
<div style="text-align: center;">TAŞKIŞLA SAHNESİ OLARAK FAKÜLTEMİZİN  ÇIKARDIĞI TÜM ZORLUKLARA, SUNDUĞUMUZ YAPICI ÇÖZÜMLERE GÖSTERİLEN YIKICI  YAKLAŞIMLARA, ENGELLEME ÇABALARINA RAĞMEN</div>
<div style="text-align: center;">BİZ VARIZ VE TİYATRO VAR!</div>
<div style="text-align: center;"><strong>HAYDİ TAŞKIŞLA, KORİDOR  TİYATROSUNA!</strong><br />
<strong><br />
</strong></div>
<div style="text-align: center;">
<div><a href="http://2.bp.blogspot.com/_JmIspRaWHM0/S8NwmczHmOI/AAAAAAAAAHk/rQGLyu0NFLk/s1600/KRKTES%7E1.JPG"><img src="http://2.bp.blogspot.com/_JmIspRaWHM0/S8NwmczHmOI/AAAAAAAAAHk/rQGLyu0NFLk/s200/KRKTES%7E1.JPG" border="0" alt="" width="140" height="200" /></a></div>
</div>
<div style="text-align: center;"></div>
<div style="text-align: center;">HERKESİ, 14 NİSAN ÇARŞAMBA  18:00’DA 127 NUMARALI SALONUN ÖNÜNDE SAHNELEYECEĞİMİZ HEINRICH von  KLEIST’IN “KIRIK TESTİ” ADLI OYUNA BEKLİYORUZ.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/taskisla-sahnesizzz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Oyun Yasaklama Daha &#8211; Türkiye Tiyatrolar Birliği</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/bir-oyun-yasaklama-daha-turkiye-tiyatrolar-birligi/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/bir-oyun-yasaklama-daha-turkiye-tiyatrolar-birligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 20:12:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[Ayla Çınaroğlu&#8217;nun çocuk oyunu  &#8220;Miğfer&#8221; yasaklandı. Mersin&#8217;de çalışmalar yapan Merhaba Sanat Tiyatrosu  tarafından sergilenen oyun Antakya Dörtyol Kaymakamlığı tarafından  sakıncalı bulunarak yasaklandı.
Kaymakam Hayri Sandıkçı  imzasıyla yasaklanan oyun için düzenlenen tutanakta oyunun komisyonca  incelendiği ve &#8220;uygun görülmediği&#8221; belirtiliyor.
Çınaroğlu, ilköğretim çağındaki  çocuklar için yazdığı Miğfer (1996) adlı oyunda &#8220;iç ve dış dünyamızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayla Çınaroğlu&#8217;nun çocuk oyunu  &#8220;Miğfer&#8221; yasaklandı. Mersin&#8217;de çalışmalar yapan Merhaba Sanat Tiyatrosu  tarafından sergilenen oyun Antakya Dörtyol Kaymakamlığı tarafından  sakıncalı bulunarak yasaklandı.</p>
<div>Kaymakam Hayri Sandıkçı  imzasıyla yasaklanan oyun için düzenlenen tutanakta oyunun komisyonca  incelendiği ve &#8220;uygun görülmediği&#8221; belirtiliyor.</div>
<div>Çınaroğlu, ilköğretim çağındaki  çocuklar için yazdığı Miğfer (1996) adlı oyunda &#8220;iç ve dış dünyamızı  derinden etkileyen acımasız savaşların artık çağdışı kalması gerektiğini  dile getirmeye çalıştığını&#8221; söyler. Ona göre; &#8220;çocuklar zaten savaşa  karşılar&#8221;, &#8220;oyundan yanalar&#8221;. Bu nedenle &#8220;çocuklar için savaş karşıtı  bir oyun&#8221; yazdığını dile getirir.</div>
<div>Çınaroğlu&#8217;nun Miğfer oyunu 1982  TOBAV başarı odülü almış, Devlet Tiyatrosu repertuvarına alınıp 1993  yılında Izmir Devlet Tiyatrosu, 2004-2005 yıllarında Ankara Devlet  Tiyatrosunca defalarca sahnelenmiş bir yapıt.</div>
<div>Türkiye Tiyatrolar Birliği  olarak bu yasaklamayı kınıyor, ve ülkede tiyatro sanatına yapılmış bir  engelleme olarak görüyoruz. Dörtyol Kaymakamı Hayri Sandıkçı&#8217;nın bu  kararını gözden geçirmesini ve tiyatroya konan bu yasağı kaldırmasını  talep ediyoruz.</div>
<div><strong>Türkiye Tiyatrolar Birliği</strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/bir-oyun-yasaklama-daha-turkiye-tiyatrolar-birligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Savaş karşıtı çocuk oyunu yasaklandı</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/savas-karsiti-cocuk-oyunu-yasaklandi/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/savas-karsiti-cocuk-oyunu-yasaklandi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 20:10:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Ayla Çınaroğlu&#8217;nun 1982 yılında TOBAV başarı odülü almış,  Devlet Tiyatrosu repertuvarına alınıp 1993 yılında İzmir Devlet  Tiyatrosu, 2004-2005 yıllarında Ankara Devlet Tiyatrosu&#8217;nca defalarca  sahnelenmiş olan Miğfer isimli oyunu yasaklandı.
Ayla Çınaroğlu&#8217;nun 1993 yılında İzmir Devlet Tiyatrosu, 2004-2005 yıllarında Ankara Devlet Tiyatrosu&#8217;nca defalarca sahnelenmiş olan Miğfer isimli oyunu yasaklandı. Mersin&#8216;de  yerleşik olarak tiyatro [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ayla Çınaroğlu&#8217;nun 1982 yılında TOBAV başarı odülü almış,  Devlet Tiyatrosu repertuvarına alınıp 1993 yılında İzmir Devlet  Tiyatrosu, 2004-2005 yıllarında Ankara Devlet Tiyatrosu&#8217;nca defalarca  sahnelenmiş olan Miğfer isimli oyunu yasaklandı.</strong></p>
<p>Ayla Çınaroğlu&#8217;nun 1993 yılında <abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/izmir">İzmir</a></abbr> Devlet Tiyatrosu, 2004-2005 yıllarında <abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/ankara">Ankara</a></abbr> Devlet Tiyatrosu&#8217;nca defalarca sahnelenmiş olan <abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/migfer">Miğfer</a></abbr> isimli oyunu yasaklandı. <abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/mersin">Mersin</a></abbr>&#8216;de  yerleşik olarak <abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/tiyatro">tiyatro</a></abbr> çalışmaları yapan Merhaba Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenen oyun, <abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/antakya">Antakya</a></abbr> Dörtyol&#8217;da okuyan çocuklarla buluşturulmak istenince Kaymakamlığın  engellemesiyle karşılaştı.</p>
<p>Kaymakam Hayri Sandıkçı imzasıyla yasaklanan oyun için düzenlenen  tutanakta oyunun komisyonca incelendiği ve &#8220;uygun görülmediği&#8221;<br />
belirtildi. Çocukların &#8220;oyundan&#8221; yana &#8220;savaşa&#8221; karşı olmasından yola  çıkan oyun, <abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/ilkogretim-ogrencileri">ilköğretim  öğrencileri</a></abbr> için oluşturulmuş yapısıyla &#8220;savaşın kötü bir  şey&#8221; olduğu mesajını taşıyor.</p>
<p><abbr><a href="http://haber.sol.org.tr/haberleri/turkiye">Türkiye</a></abbr> Tiyatrolar Birliği yaptığı basın açıklamasıyla yasağa tepkisini dile  getirirken, Kaymakamlığı verdiği kararı gözden geçirmeye ve tiyatroya  koyduğu yasağı kaldırmaya davet etti.<br />
(soL &#8211; Haber Merkezi)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/savas-karsiti-cocuk-oyunu-yasaklandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEB BAŞKANI ÜSTÜN AKMEN: BAŞBAKAN, ATAOL BEHRAMOĞLU&#8217;NA AÇTIĞI DAVAYI GERİ ALMALI</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/teb-baskani-ustun-akmen-basbakan-ataol-behramogluna-actigi-davayi-geri-almali/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/teb-baskani-ustun-akmen-basbakan-ataol-behramogluna-actigi-davayi-geri-almali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 00:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[Akmen, Anton Çehov’un bütün oyunlarını dilimize kazandıran ve Türk  tiyatrosuna dramaturg olarak da hizmeti olan ünlü şair-yazar Ataol  Behramoğlu’na Başbakan’ın kendisine ve partisine hakaret ettiği  gerekçesiyle dava açmasını kınadı.
Behramoğlu’nun, CNN kanalındaki bir program sırasında AKP’nin  seçimlerdeki muhtemel tutumunu kendi görüşü çerçevesinde açıklamasının,  düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen  Üstün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Akmen, Anton Çehov’un bütün oyunlarını dilimize kazandıran ve Türk  tiyatrosuna dramaturg olarak da hizmeti olan ünlü şair-yazar Ataol  Behramoğlu’na Başbakan’ın kendisine ve partisine hakaret ettiği  gerekçesiyle dava açmasını kınadı.</p>
<p>Behramoğlu’nun, CNN kanalındaki bir program sırasında AKP’nin  seçimlerdeki muhtemel tutumunu kendi görüşü çerçevesinde açıklamasının,  düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen  Üstün Akmen: “Behramoğlu’nun, AKP’nin seçimleri kazanmak uğruna  antidemokratik ve görünür ya da görünmez biçimde bütün olanaklarını  kullanacağını yayın sırasında söylemesi Başbakan tarafından “hakaret”  olarak algılanıyorsa vah bize, vahlar bizlere,” dedi.</p>
<p>Ataol Beramoğlu’nun düşüncesini açıklamasında hakaret kastı olmadığının  er geç anlaşılacağından tiyatro eleştirmenleri olarak hiç kuşkuları  olmadığını söyleyen Üstün Akmen, sözlerine: “Yargıtay Ceza Kurulu’nun  11.07.2006 tarihli 162/181 sayılı kararında da belirtildiği gibi, haber  ve yorum metinlerindeki, söylemlerdeki eleştirel değer yargılarının bir  kısmının sert ve çarpıcı bir dille yapılmış olması fevkalade normaldir,”  diye devam etti. Maroken koltuklarda oturanların, kamu görevinde  bulunanların, hele hele hükümet edenlerin sert eleştirilere muhatap  olmasının bu bakımdan doğal karşılanması gerektiğini anlatan Akmen:  “Başbakan’ın yapacağı her keresinde ona buna dava açmak değil,  serdedilen görüşlerin yanlışlığını eylemleriyle kanıtlamak olmalı,” dedi  ve Başbakan’dan Ataol Behramoğlu aleyhine açtığı davayı geri almasını  istedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/teb-baskani-ustun-akmen-basbakan-ataol-behramogluna-actigi-davayi-geri-almali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Tiyatro Festivali&#8217;nden Dışlanan Kürt Tiyatrocular- Nedim Saban</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/istanbul-tiyatro-festivalinden-dislanan-kurt-tiyatrocular-nedim-saban/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/istanbul-tiyatro-festivalinden-dislanan-kurt-tiyatrocular-nedim-saban/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 04:26:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazı-Yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç aydır  gerek Milliyet Sanat Dergisi için hazırladığım dosyalar  nedeniyle , gerek bu coğrafyada birlikte yaşadığımız insanların varoluş  mücadelelerinde sanatın kendini nasıl ifade ettiğini fazlasıyla  önemsediğim için Kürtçe tiyatro konusuna yoğun emek harcıyorum.
Geçen  gün İnsan Hakları Derneği Önünde,  İKSV’nin düzenlediği İstanbul  Tiyatro Festivali’nden dışlandıkları için basın açıklaması yapan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birkaç aydır  gerek Milliyet Sanat Dergisi için hazırladığım dosyalar  nedeniyle , gerek bu coğrafyada birlikte yaşadığımız insanların varoluş  mücadelelerinde sanatın kendini nasıl ifade ettiğini fazlasıyla  önemsediğim için Kürtçe tiyatro konusuna yoğun emek harcıyorum.</p>
<p>Geçen  gün İnsan Hakları Derneği Önünde,  İKSV’nin düzenlediği İstanbul  Tiyatro Festivali’nden dışlandıkları için basın açıklaması yapan Kürt  Tiyatrosu emekçilerini yalnız bıraktığımdan dolayı ne kadar üzüldüğümü,  orada,  yeni tanıştığım sevgili dostlarımın yanında, İKSV’nin karşısında  olmak için neler feda edebileceğimi  bir bilseniz!</p>
<p>Tiyatro  Boyalı Kuş’un Genel Sanat Yönetmeni Jale Karabekir’in feminist  dramaturjileriyle tiyatromuza armağan ettiği metinlere, Augusto Boal  ezilenler tiyatrosu çalışmalarına hayranım, Kürtçe olarak sergilediği ve  İbsen Vakfı tarafından ödüllendirilen “Nora” adlı oyununu da merakla  bekliyorum. Üstelik, ne acıdır ki,<br />
Tiyatro Boyalı Kuş, partizan bir  tavırla, Güneydoğu bölgesine sokulmuyor. Yani, İKSV tarafından  dışlandığını söyleyenlerden bazıları ,  belki de bir  partinin   sempatizanı olmadıkları için bu feminist grubun dışlanmasına razı  geliyorlar.</p>
<p>Seyr-i-Mesel Tiyatrosunun  Sanat Yönetmeni Erdal  Ceviz, Ocak ayında Milliyet Sanat Dergisi’ndeki söyleşimizde Kürt  Tiyatrosu’ndaki gruplaşmalardan açıkça yakınmış, Mezopotamya Kültür  Merkezi’nden estetik ve politik ayrışmalar  nedeniyle doğan  toplulukların Güneydoğu ve İstanbul’da salon bulamadıkları, seyirciyi  örgütleyemedikleri, para sıkıntısı çektikleri, zaman zaman dekor ve  kostümlerini bile çöplerden toplamak zorunda kalarak prodüksiyonlar  kotardıklarından yakınmıştı. Önümüzdeki günler , DTP’nin kapatılmasından  sonra Kürt Tiyatrosu Kurultayı toplama kararını  bir şemsiye gibi  gösterse de, bu şemsiye, farklı estetik ve siyasi arayıştaki grupları  dışarıda tutarak   ne yazık ki ötekileştirmekten öteye gidemeyecektir!  Aynen, İKSV’nin, bu coğrafyada yıllardır Kürtçe tiyatro yapan emekçileri  ötekileştirdiği gibi…</p>
<p>Bu arada Kumbaracı 20’de izlediğim Destar  Theatre’ın, modern Kürt Tiyatrosu’nda öncü olarak attığı adımların  azımsanamayacağını,  yaşamımda ilk kez Kürtçe olarak izlediğim Reşe Şeve  (Karabasan) adlı oyunun hiç unutamayacağım bir tiyatro deneyimi olarak  ömrümün sonuna değin  düşlerimi süsleyeceğini belirtmeliyim.</p>
<p>1997’de  Ankara Festivali’nin kabul ettiği Kürtçe tiyatro gerçeğini, İstanbul  Festivali’nin 13 yıl sonra, tam açılım zamanında, İKSV’nin devletle  ilişkileri , hiç bu kadar  yakın ve maddi durumu hiç bu kadar kötü  olmamışken kabul etmesi sadece  bir tesadüf müdür?</p>
<p>Üniversite  tezini İbsen ile yapmış biri olarak, Nora’nın ne kadar politik olduğunu  çok iyi bilirim. Ama yine klasik  bir metin seçerek  ne şiş yansın, ne  kebap demek ve   “açılım” yaparak, “devletlü” olma telaşını sezmemek  için  hakikaten “saftorik” olmak lazım! İstanbul Tiyatro Festivali’nde  Kürtçe tiyatroda bu coğrafyada sanki Kürt sorunu yokmuş gibi bir tavır  takınmak, çok ayıp doğrusu!</p>
<p>Bu memlekette analar ağlamıyor mu?   Bu memlekette silahlar   patlamıyor mu?  Şu anda halen etnik  kökenlerinden, düşüncelerinden dolayı tutuklu ozanlar yok mu? Ya taş  attıkları iddia edilen TMK mağduru çocuklar? Aydınlatılmamış faili  meçhul cinayetler? Kürtçe konuştuğu için sövülen dövülen vurulan  kırılanlar?</p>
<p>Söyleyin Allah aşkına bir  tiyatro festivalinin   sorumluluğu bu gerçekleri ortaya sermek olmamalı mı? Yönetici  egolarınızı başka zamana  saklayın, bari festival zamanları , şenlik  günlerinizde aralayın şu  ürktüğünüz gerçeklerin perdesini! Festival,  Latince festivus, bolluk, bayram  demek. Ey egosantrikler, bari  festivallerde şenlendirin, çeşitlendirin hayatı ! Bari orada yüzleştirin  seyircinizi gerçeklerle.</p>
<p>Türk seyircisini  kandırırsanız bile,  sanırım yurtdışından  gelen eleştirmenleri “tiyatro açılımı” konusundaki   devletlü tavrınızla bu kez  kandıramayacaksınız. Canlılar inansa da  size, Hamlet’in hayaleti dolaşıyor tepenizde!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/istanbul-tiyatro-festivalinden-dislanan-kurt-tiyatrocular-nedim-saban/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşkışla SahnesiZzZ</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/taskisla-sahnesizzz/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/taskisla-sahnesizzz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 04:13:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=111</guid>
		<description><![CDATA[

Taşkışla Sahnesi, İTÜ’nün Taşkışla  Mimarlık Fakültesinin biricik tiyatro grubudur. Festivallerde,  şenliklerde, sokaklarda, koridorlarda, her yerde bu adla gezer. Mekanını  benimser.




Duyduk  duymadık demeyin!




Kendi fakültesinin yönetimi  tarafından resmiyeti tartışmaya açılmıştır. Oysaki Taşkışla Sahnesi, İTÜ  Tiyatro Kulübünün üç alt grubundan biri olup faaliyetlerine habitat  koridorunda hazırlanmaya çabalamaktadır.





Gördük görmedik demeyin!




Oyunlarını sahnelemek  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div>Taşkışla Sahnesi, İTÜ’nün Taşkışla  Mimarlık Fakültesinin biricik tiyatro grubudur. Festivallerde,  şenliklerde, sokaklarda, koridorlarda, her yerde bu adla gezer. Mekanını  benimser.</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div><a name="more"></a>Duyduk  duymadık demeyin!</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div>Kendi fakültesinin yönetimi  tarafından resmiyeti tartışmaya açılmıştır. Oysaki Taşkışla Sahnesi, İTÜ  Tiyatro Kulübünün üç alt grubundan biri olup faaliyetlerine habitat  koridorunda hazırlanmaya çabalamaktadır.</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div><a href="http://4.bp.blogspot.com/_57LCqtCZvEs/S7yb17F2TzI/AAAAAAAAAXQ/yBcoQj8bWps/s1600/ta%C5%9Fk%C4%B1%C5%9Fla+sahnesiz"><img src="http://4.bp.blogspot.com/_57LCqtCZvEs/S7yb17F2TzI/AAAAAAAAAXQ/yBcoQj8bWps/s400/ta%C5%9Fk%C4%B1%C5%9Fla+sahnesiz" border="0" alt="" width="400" height="280" /></a></div>
<div>Gördük görmedik demeyin!</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div>Oyunlarını sahnelemek  istediğinde fakültesi kendilerine kapıyı göstermekte ve &#8220;sahne&#8221;yi diğer  işlevlere* ayırmaktadır.</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div>Bildik bilmedik demeyin!</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div>Taşkışla’da sosyal, sanatsal  etkinlik yapıp da desteklenmek zor. Ama her şeye rağmen Taşkışla Sahnesi  olarak biz varız. Buyrun koridor tiyatrosuna!</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div>Duymadım, görmedim, bilmiyorum  demeyin!</div>
</div>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>*işlev:</strong> Banka olur, konferans olur, reklam, dizi, sinema çekimi olur;  öğrencinin sosyal aktivitesi ise tadilat demek bile olabilir.</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/taskisla-sahnesizzz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Biliyoruz… Farkındayız… Birlikteyiz!”- Ömer F. Kurhan</title>
		<link>http://tiyatromadokunma.net/%e2%80%9cbiliyoruz%e2%80%a6-farkindayiz%e2%80%a6-birlikteyiz%e2%80%9d-omer-f-kurhan/</link>
		<comments>http://tiyatromadokunma.net/%e2%80%9cbiliyoruz%e2%80%a6-farkindayiz%e2%80%a6-birlikteyiz%e2%80%9d-omer-f-kurhan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 11:17:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazı-Yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tiyatromadokunma.net/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazının başlığı, Vakit gazetesinin  “Yala Ama Yutma” oyununu hedef göstermesiyle gündem gelen Kumbaracı50’nin sitesinde yayınlanan ve kamuoyu ile paylaşılan bir bildirinin başlığı. Fakat bu  bildiriyi ele almadan önce, “Yala Ama Yutma” oyunu etrafında meydana  gelen gelişmeleri özetlemek istiyorum. Çünkü bildiri ile ilgili  ulaştığım olumsuz sonuç, bu gelişmelerle doğrudan ilgili.


Şubat başında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;">Bu yazının başlığı, Vakit gazetesinin  “Yala Ama Yutma” oyununu hedef göstermesiyle gündem gelen <a href="http://www.kumbaraci50.com/">Kumbaracı50’nin sitesinde</a> yayınlanan ve kamuoyu ile paylaşılan bir bildirinin başlığı. Fakat bu  bildiriyi ele almadan önce, “Yala Ama Yutma” oyunu etrafında meydana  gelen gelişmeleri özetlemek istiyorum. Çünkü bildiri ile ilgili  ulaştığım olumsuz sonuç, bu gelişmelerle doğrudan ilgili.<br />
<a name="more"></a></div>
<div style="text-align: justify;">
Şubat başında Vakit gazetesinin “Yala Ama Yutma”ya  karşı başlattığı bir  saldırı var. 6’dan Sonra Tiyatro topluluğu tarafından 2009 Kasım  başında, “Duvarda Çivin Olsun!” sloganıyla sahne sanatlarına  kazandırılan Kumbaracı50’de sahnelenmesi planlanan “Yala Ama Yutma”yı  hedefleyen bu saldırı tiyatro doğal olarak kamuoyunu harekete geçirdi.  Çeşitli tiyatro örgütleri (Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, Türkiye  Tiyatrolar Birliği, Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği) Vakit  gazetesinin tehditkâr ve açık sansür talep eden “haberini” kınayan  bildiriler yayınladılar.</div>
<div style="text-align: justify;">Derken bu işe Beyoğlu  Belediyesi’nin de karıştığı anlaşıldı; yangın merdiveni olmadığı  gerekçesiyle Kumbaracı50’yi gösteri ve provalara kapattı. Bu kapatma  rastlantı olarak değerlendirilmedi. Vakit gazetesinin saldırısına  bağlandı ve belediyeye dönük tepkiler de verilmeye başlandı. Olay  büyüdükçe büyüyordu. “Yala Ama Yutma” ve Kumbaracı50 etrafında esmeye  başlayan rüzgârların fırtınaya dönüşmesi ihtimali beliriyordu. Çeşitli  tiyatro çevrelerinde yürüyüş ve protesto eylemleri düzenleme yönünde  eğilimler oluştu. En azından Türkiye Tiyatrolar Birliği içinde bu  tartışmaların yaşandığını çok iyi biliyorum.</div>
<div style="text-align: justify;">Fakat işler daha da kötüye  gidiyor derken, yeni bir gelişmeyle mutlu son gelmiş gibi oldu: Can  Dündar’ın 9 Şubat’ta NTV’de yayınlanan Canlı Gaste programına telefonla  bağlanan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, kapatmanın  “Yala Ama Yutma” ile ilgisiz olduğunu açıkladı. Ayrıca, yangın merdiveni  eksikliği giderilir giderilmez Kumbaracı50’nin açılacağını, 2010 Avrupa  Kültür Başkenti İstanbul’a yaraşır bir şekilde tiyatrolara ve tiyatro  mekânlarının çoğalmasına destek verileceğini söyledi. Hatta &#8220;İslami  değerlere aykırı olduğu&#8221; gerekçesiyle hedef tahtasına oturtulan oyunun  Kumbaracı50’de sahne alması için kefil bile oldu. Sonrasında Beyoğlu  Belediyesi’nin yapıcı bir jest daha gerçekleştirdiğini, Kumbaracı50’nin  yangın merdiveni eksikliği henüz giderilmemişken gösteriye değil ama  provalara açıldığını duyduk.</div>
<div style="text-align: justify;">AKP’li Beyoğlu belediyesinin  geliştirdiği tavır doğal olarak “Yala Ama Yutma”nın gösterimden  kaldırılmasını talep eden dinci kesimlerde hayal kırıklığı yarattı.  Vakit gazetesinin saldırganlığına açıklamalarıyla destek veren Milli  Gazete yazarı Bünyamin Yılmaz 12 Şubat 2010 tarihli “Tiyatro  kapattırmışım heyhat!” adlı yazısında Beyoğlu Belediyesi’nin tavrını şu  şekilde eleştirdi:</div>
<div style="text-align: justify;">“Beyoğlu Belediye Başkanı bile  &#8216;aman ha dincilerle yan yana görünmeyeyim&#8217; diye söylediklerini bile  tartmaktan vazgeçmiş. Sayın Misbah Demircan, oyunun oynanacağı yeri  mühürlettiniz. Tepkiler artınca mührü kırdırdınız. Yangın merdiveninden  kendinizi kurtarma merdiveni yaptınız eyvallah, lakin anlamadığım bu  oyunun konusu hakkındaki görüşlerinizi neden merak edenlere  sunmuyorsunuz.”</div>
<div style="text-align: justify;">Vakit gazetesi yenilgiyi  kabullenmedi. Bir adım daha atarak hedef tahtasına bir de <a href="http://www.garajistanbul.org/">Garaj İstanbul</a>’da sahnelenen  “Dar-ûl Love”ı oturttu. Fakat bu tehdit pek gündemleşmediği gibi üzerine  pek kafa yoran da  olmadı Nedense fazlasıyla “Yala Ama Yutma”ya  indrigenen bir çerçevede ısrar edildi. Fakat işin içine birden fazla  örnek girdiğinde, ancak <a href="../">“Tiyatroma  Dokunma!”</a> gibi kampanyalara ve meseleyi meclise ve hükümet  yetkililerine kadar götürecek örgütlü bir inisiyatife ihtiyaç duyuluyor.  Bu anlamda, Türkiye Tiyatrolar Birliği’nin “Tiyatroma Dokunma!”  kampanyası aslında sezon içindeki olumsuz gelişmelerin tamamına dönük  daha bütünlüklü ve yapısal bir kulvar açma hedefine işaret ediyor.</div>
<div style="text-align: justify;">Nihayet bu yazıya başlığını  veren, Kumbaracı50’nin sitesinde yayınlanan bildiriye gelecek olursam,  bu bildiri aslında “Yala Ama Yutma”nın ve sahneleneceği Kumbaracı50  mekânının hedef gösterilmesine karşı üretilen tepkiler arasında meydana  gelen önemli bir ayrıma işaret ediyor.</div>
<div style="text-align: justify;">Bildiri metni ilk bakışta akıl  ve sağduyu temelinde kaleme alınmış gibi görünüyor. Aklımızı kullanalım,  bizi kör dövüşüne çekecek tepkiler üretmekten uzak duralım, çoğalmaya  devam edelim türünden tavsiyeler içeriyor.  Kumbaracı50&#8242;nin yöneticisi  6’dan Sonra Tiyatro’nun öncülüğünde hazırlanmış görünen metni  imzalayanlar arasında TEB ve TOBAV gibi tiyatro örgütleri de var.</div>
<div style="text-align: justify;">Benim dikkatimi çeken  bildirideki şu cümle:</div>
<div style="text-align: justify;">“Yala Ama Yutma ekibi provokatif  yayınlar durana dek oyunu erteleme kararı almıştır. Kendileri ve  seyircileri için duydukları bu haklı korkuyu; yargı, basın ve kamuoyu  üzerinden yürütülecek sağlıklı bir sürecin geliştirileceği güne dek  paylaşıyoruz.”</div>
<div style="text-align: justify;">Üzülerek bildirideki bu tavra  katılamayacağımı belirtmek istiyorum. Şöyle ki, meselenin “haklı korku”  kısmı doğrudur; fakat korkunun yenilgiye uğratılması için “provokatif  yayınlar durana dek” gibi bir koşul öne sürmek ve kabul etmek  saçmalamaktır. “Yala Ama Yutma” ekibinin ve Kumbaracı50 yöneticilerinin  (ya da 6’dan Sonra Tiyatro’nun) sinirleri bozulmuş ve bu türden bir  koşula kendilerini bağlamayı tercih etmiş olabilirler. Geride kalanlara  düşen ilkesel olarak tiyatro alanında özgürlükçü ve dayanışmacı duruşu  tutarlı bir şekilde savunmaya devam etmektir. Vakit gazetesi canı  sıkıldıkça saldırdığında ya da bu saldırgan tavır Vakit dışına taşıp  çeşitlendiğinde kendi kendimizi oto sansüre mi mahkûm edeceğiz?  Saçmalamaktan kastım budur.</div>
<div style="text-align: justify;">Bu süreçte Kumbaracı50’nin  sitesini ziyaret edenler görmüşlerdir. Aşırı bir çekingenlik,  Kumbaracı50 ya da  6’dan Sonra Tiyatro ile “Yala Ama Yutma” projesi ve  ekibi arasına çekilen epeyce kalın ayrım çizgileri, belediye ile aslında  bir problem yaşanmadığını ve bu yönde geliştirilen yorum ve  eleştirilerin kendilerini bağlamadığı ilanları gözlerden kaçmadı. Fakat  bunlar pek sorun edilmedi; ne de olsa tehdit altında bir mekândı  Kumbaracı50. “Yala Ama Yutma” ekibinin işi daha da zordu. Sonuçta  Kumbaracı50 gösteri mekânı olmayı sürdürebilirdi. Buna karşılık &#8220;Yala  Ama Yutma&#8221; nerede oynansa tehdit altında sayılırdı ve oyunun hazırlık  aşamasının sonuna yaklaşmışken ciddi bir moral bozukluğu yaşanmış, oyun  teknik ve sanatsal olarak da tehlike altındaydı. Kısacası, mesele  hayatiydi ve asıl hedef tahtasında olmayanlar elini taşın altına sokmak  durumundaydı.</div>
<div style="text-align: justify;">Öte yandan, doğrudan tehdit  algılamasına maruz bırakılmış bir mekânın ya da ekibin sınırlarını  aşacak şekilde korkuyu, hayatta kalma ya da sağlık adına geliştirilen  taktikleri “paylaşıma” açan, genele yaymayı hedefleyen “Biliyoruz…  Farkındayız… Birlikteyiz!” bildirisi, bir teslimiyet ve zinde kuvvetleri  göreve çağırma belgesidir. Tiyatronun özgürlük savunusu ne Vakit’in  yayınlarına ne de savcılığın bu yayınları derdest etmesine endeksli  olmalıdır. Hatta gelinen aşamada bu derdest etme talebinin hayati olup  olmadığı bile tartışmalıdır. Vakit’in hedef gösteren yayınları  karşısında valilik ya da savcılık görevini yapmamış, yapılan uyarılara  rağmen hedef gösteren bu yayınları durdurmamış, AKP’li Beyoğlu  belediyesi Can Dündar’ın Canlı Gaste’sinde oyuna kefil olunca resmi  düzeyde bir gelişme kaydedilebilmiştir. Gelişmekte olan kamuoyu  baskısını değerlendiren AKP’li Beyoğlu belediyesinin yasakçı zihniyete  atmak zorunda kaldığı olduğu kazık, hiç kuşkusuz bir kazanımdır.</div>
<div style="text-align: justify;">Vakit gazetesi tarafından tehdit  edilen “Yala Ama Yutma”nın oynanması önemlidir, ama belirleyici  değildir: Yazar ve ekip hâlâ korku içindeyse, Kumbaracı50 hâlâ bu oyuna  mekânını açmaktan endişe ediyorsa, bu kendilerini bağlar. Meseleye  duyarlı olanları bağlayan ise, tehdit nereden gelirse gelsin “Yala Ama  Yutma”nın ya da “Dar-ûl Love”ın sahnelenme hakkını savunmak ve yeri  geldiğinde ortaya çıkan riske ortak olmaktır. Demokratik ve özgürlükçü  kamuoyu inşası böyle bir şeydir. Vakit hedef gösteren yayınlarını  durduracak mı ya da Vakit’in saldırganlığı karşısında zinde kuvvetler  devreye girecek mi, bunlar ölçü değildir. Teatral terimlerle konuşacak  olursak, Godot’yu bekleyecek halimiz yoktur.</div>
<div style="text-align: justify;">Süreç boyunca Kumbaracı50’nin  sitesinde izlediğimiz ve anlaşılabilir de bulduğumuz tavrın, imzacı bir  topluluk eliyle “doğrusu budur” diye sunumunun yapılması, demokratik ve  özgürlükçü kamuoyunun örgütlü inşasını önemsizleştirmektir. Korkmak  başka, korkuyu bir politika haline getirmek ve rasyonalite olarak  sunmaya çalışmak başkadır. Ne yazık ki, “Biliyoruz… Farkındayız…  Birlikteyiz!” bildirisi buna hizmet etmiştir. Bu nedenle anlayışla  karşılanmaması gereken ve ciddi bir şekilde eleştirilmesi gereken bir  tavra işaret etmektedir. Korkacağız, ama neyi bildiğimize, neyin  farkında olduğumuza, nasıl birlikte yürüyeceğimize korkunun hükmüyle  akıl yürütmeyecek ve karar vermeyeceğiz.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">fkurhan.blogspot.com</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tiyatromadokunma.net/%e2%80%9cbiliyoruz%e2%80%a6-farkindayiz%e2%80%a6-birlikteyiz%e2%80%9d-omer-f-kurhan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
